Sayın Ertuğrul Özkök'e Açık Mektup [Günay Tulun]

Başbakan'ın her saniye televizyonlarda bağırıp çağırarak gözümüze baka baka gerçekleri çarpıtmasına, Bekir Bozdağ'ın yerli yersiz gülümsemesine, Suat Kılıç'ın duble ödüllendirilmesine rağmen bakanlık ısrarına, Egemen Bağış'ın diplomasi dışı sululuğa kaçan davranışlarına, Bülent Arınç'ın artistik patinajlarına bile tahammül ettim. Benzeri olaylarda da aynı tahammülü gösterme gayretindeyim. Fakat!.. 
Mehmet Metiner, Ozan Kütahyalı, Nagehan Alçı, Nazlı Ilıcak, Akif Beki ve benzeri türdekilerin ikbal uğruna verdikleri mücadeleyse tahammül sınırlarımı aşıyor. 
Fotoğraflarını gördüğüm, adlarını duyduğum an, feleğimi şaşırıyorum. *

Oysa her karşı fikre tahammüllüydüm. Yanlışlarıysa tabii ki eleştirirdim. 
Herkes korku içinde iktidarı eleştiremezken, hiç sansür uygulamayan ve bunu deklare eden "Sessizliğin Sesi Grubu"nun* kurucusu olarak onları sık sık eleştirdim. Karşılığında ben de eleştirildim ve bunu gayet doğal karşıladım. Kısa zaman öncesine kadar da hiç kimse için, "şunun adını da suratını da görmesem" diye düşünmemiştim. Utanıyorum ama nihayet o dereceye de geldim. 

Şu söyleyeceklerim; insan hakları, kul hakları, yazar haklarına ters…
Biliyorum ama ne yapayım ki doğruyu da söylemem gerek: Köşe komşunuz Bay Beki'ye tahammül edemiyorum. Yazılarınızı okumaya başladığım an onun yüzünü de görüyorum. Bu yüzden gazetenizi, sizlerin bulunduğu o sayfayı atlayarak okuyorum.
İşin gerçeği, Bay Beki yüzünden sizin yazılarınızı da okumayı da bıraktım.

Kurulduğu ilk günden bu yana Hürriyet okuru olan bir ailenin temsilcisi olarak dileğimdir:
Lütfen ya siz ya da o, köşelerinizi başka sayfaya taşısanız da ben de Hürriyet'i huzurla okusam. 
Bay Beki için onu göremeyeceğim bir sayfa da buldum: Seri ilanlar... 

Söylediklerimin insan hakları, kul hakları, yazar haklarına ters düşeceğini baştan belirtmiştim ama demokrasi, hele ileri, hatta "En İleri Demokrasi" için gayet doğal. Danışmanımın asistanı olan kişinin üç nolu sekreterine telefon açtırıp, o şahsın gazetenizden gönderilmesini de isteyebilirdim ki bunu yapmadım. 
Gerçi ne danışmanım ne onun asistanı ne de asistanın sekreterleri var ama siz yine de şunu bilin: 
Yapmama nedenim demokratın daniskası olmamdır. 

Sürçü lisan ettiysem bilerek ettiğim için affolmaya...


Günay Tulun


*Grubun yayın merkezi olan “Sessizliğin Sesleri Gazetesi”nin ilk sayfasında 19.5.2001 tarihinden bu yana, aynen şöyle yazar:
“SESSİZLİĞİN SESİ GRUBU”
“OKURUNA KARŞI SAYGI DUYAN BAĞIMSIZ ve SANSÜRSÜZ YAYIN GRUBU”

  • ALINTI YAPMAK İÇİN

    • Yazarlarımızın makaleleri ve Sayın Günay Tulun'a ait şiirlerin, "Radyo-TV ile diğer basın ve yayın organlarında" yayım ilkesi: Önceden haber verme, eserin aslına sadık kalma, eser sahibiyle alıntının yapıldığı yer adlarını anlaşılır bir açıklıkla belirtmektir. Yayın öncesi bildirim imkânının bulunamadığı aniden gelişen durumlardaysa nezaket gereği, [sessizliginsesi.tr@gmail.com] adresine yayın sonrası bilgi gönderilmesini rica eder; tüm yayınlarınızın başarılı geçmesini dileriz.
  • ESER EKLEMEK İÇİN

    • "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm basılı ya da dijital yayın sayfalarında halkımızın geniş dünya ilgisine uygun olarak her türlü konuya yer verilmiştir. Yayınlanan fotoğrafların büyük bir kısmı "Kadim Okurlarımız" tarafından gönderilmiştir. Fotoğraf ve çizgi resimlerde "İlişkinlik-Telif Hakkı" konusunda tereddüt oluştuğunda bu eserleri yayından çekme hakkımız saklıdır. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm gazete, dergi, site, blog gibi yayın araçlarında yayınlanan makale ve diğer yazı türleriyle fotoğraf, resim, yorum gibi her türlü eserin; üçüncü şahıs, kurum ve kuruluşlara karşı her türlü sorumluluğu, bu eserlerin sahibi olan yazar, gönderici ve ekleyicilerine aittir. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"nun yayın organlarına kayıt edilen ya da kaydedilmek üzere gönderilen eserlerin, telif hakları konusunda problemsiz olmaları önemli ve gereklidir. Yayın Kurulu, gönderilen eserleri yayınlamaktan vazgeçebileceği gibi, dilediği yayın organlarından birinde ya da hepsinde aynı anda ya da değişik zamanlarda yayınlayabilir, yayınlamak isteyen üçüncü şahıslara, tüzel kişiliklere ve kurumlara onay verebilir ya da onlar tarafından yayınlanmasını engelleyebilir. Yalnız şu unutulmamalıdır ki bu eserler, okura saygı kuralı gereği Türkçe kurallarına uygun olmalıdır. Yazılar yayınlandıktan sonra, yazar ya da ekleyicisi; istifa, uzaklaştırılma, çıkarılma dâhil herhangi bir nedenle yazı göndermesi sonlandırılmış olsa dahi "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu Yayın Kurulları"nın oy birliği içeren onay kararı olmadan eserlerinin kayıtlarımızdan ihracını isteyemez, istediği takdirde bunun reddedileceğini en baştan bilmelidir. Gönderici ve yazarlarımızın bu konuya önceden dikkat etmeleri, ileride ihtilaf doğmaması için baştan eser göndermemeleri gerekmektedir. Yayın organlarımıza ekleme yapanlar, bu konudaki sorumluluklarını okumuş ve kabul etmiş sayılacaklardır. Uzun süre yazı göndermeyen ya da yazmayı bırakan köşe yazarlarımızın o güne kadar gönderdikleri tüm yazılar "Konuk Yazarlar" bölümüne aktarılarak yeniden yazı göndermeye başladığı güne kadar köşesi kapatılır. Köşeyi kapama ya da kapatılan köşeyi açıp açmama konusunda karar sahibi, "Sessizliğin Sesi Grubu" ile "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"dur. İhtilaf durumunda, İstanbul'un Kadıköy Mahkemeleri yetkilidir.
  • YORUM YAZMAK İÇİN

    Sayın Okurlarımız: Yorumlarınızı; Grubumuza ait "Google, Yahoo, Mynet, Hotmail, TurTc " ve diğer posta adreslerimize göndermek yerine, "Yorum bölümü açık olan sitelerimiz"deki; yorum yazmak istediğiniz yazının alt kısmında yer alan "Yorum", "Yorum Yapın", "Yorum Yaz" veya "Yorum Gönder" tuşlarını kullanarak doğrudan kaydetme olanağınız bulunmaktadır. Yazacağınız yorumlarınızın; gecikmeksizin, anında yayına girmesini dilerseniz bu yolu tercih etmenizi, saygılarımızla öneririz.

TÜM SİTEYİ DİLDEN DİLE ÇEVİRMEK İÇİN, "DİLİ SEÇİN"İ TIKLAYIN